Camiler,Köşk,Konak
|
|
|
|
|
|
|
|
![]() |
Kufa Kuyusu Suyu: Pontus devrinde ziyaretgah olarak kullanıldığı söylenen Kufa Kuyusu kalenin kuzeye bakan cephesinin eteklerinde, yeni açılan yolun kenarındadır. kuyunun ağzı 2 metre uzunluğunda, 80cm. genişliğinde olan kesme taşlardan yapılmıştır. Kuyunun su seviyesine olan derinliği 7-8 metredir. Meryem Ana: Eski llonca üzerinde, Hıristiyanlığın bölgemizde yeni yayılmaya başladığı yıllarda yapılmış olan kaya gömütü Meryem Ana gizli geçidinde Kufa Kuyusu' na açıldığı, ayrıca tapınağın üç katlı olduğu ve şifahane olarak kullanıldığı söylenir. |
|
|
![]() |
![]() |
Hacı Hüseyin Cami: En eski camidir. Çobanoğlu Hacı Hüseyin tarafından 1524 (Hicri 1002) yılında yapılan bir cami, sonra ki yollarda yıkılmış ve hanım hayratı olarak bugünkü cami yapılmıştır. Mermerden yapılmış bir şadırvan çeşmesi vardır. Mevcut kitabeden bu şadırvanın 1901 (Hicri 1309 ) yılında Hattat-Zade Hacı Ömer Ağa tarafından hayrat olarak yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Hacı Miktad Cami: Üzerinde ki kitabelerden anlaşılacağı üzere Hacı Miktat Cami'nin yerine 13 eylül 1889 yılında Hacı İsmail Efendi tarafından yeni bir cami inşa olmuştur. Kale Cami: Üzerindeki mevcut iki kitabelerden ilk caminin Dizdar Zade Emetullah 1830 yılında, bu günkü cami ise Sarı Mahmut Zade El Naci Mustafa Efendi tarafından 1329-1330 (miladi 1913-1914) yıllarında inşa ettiği anlaşılmaktadır. Çekek Cami: Giriş kapısı üzerinde 1384 tarihli bir kitabe bulunmaktadır. Sarı Alemdar Zade tarafından bugünkü cami inşa ettirilmiştir. Şeyh Keramettin Cami: Şeyh Keramettin adlı zat tarafından inşa ettirilen zamanla yıkıldığından 190 yılında Sarı Alemdar Zade İzzet Kaptan'ın emvalinin sülüsünden veresesi tarafından hayrat olarak yeniden yaptırılmıştır. Soğuksu Cami: Caminin giriş kapısı üzerindeki kitabeden, caminin, Müslüm isminde bir zat tarafından yaptırıldığı, 1396 yılında Giresun Kaymakamı Mahmut Rüştü tarafından "Laleten" genişlettirilerek yenilendiği anlaşılmaktadır. Hükümet Konağı: Sultan Selim mahallesinde, 19.yy. da konak olarak inşa edilen bu güzel yapı halende hükümet konağı olarak kullanılmaktadır. Fatih Cami: Şebinkarahisar'ın merkezinde bulunan yapı şehrin en büyük camisidir. Yüksekçe bir teras üzerinde ve geniş bir dış avlu içersinde yer alır. Caminin üstü kurşun kaplıdır. Caminin bu günkü süslemesi, kapılarında ve bilhassa mihrap, mimber ve başlıklarında toplanmıştır. Gerek sütun başlıklarında ve gerekse son cemaat mahalinde ki mihrabiyeden, mihrabın kavsarasında yer alan stalaktikler son tamir 19. yy. özelliklerini taşır. Taşdan inşa edilmiş olan mihrap ile minberin süslemesinde geleneksel motifler ile geç devirlerin Avrupa menşeili motifler hakimdir. İlk olarak ahşaptan yapıldığı kaydedilen caminin iki defa yangın geçirdiği ve sonradan, kargir olarak yenilendiği bilinmektedir. Ancak, Kargire çevrilmiş tarihin 1888 mi yoksa daha eski bir tarih de mi olduğu henüz anlaşılamamıştır. Kaynaklar bu günkü Fatih Cami'nin 1888 yılında Rasim ve Mehmet Paşalar tarafından yaptırıldığı kaydedilmektedir. Şebinkarahisar Kalesi: Şebinkarahisar yerleşmesinin güneyinde bazalt bir tepe üzerinde kurulmuş olan kale, şehirden 160 m. daha yüksektedir. İlk görenler bu haliyle kaleyi denizde ada veya gemiye benzetirler. Kale, iç kale ve dış kale olarak iki bölümde müteşekkildir. İç kale, aşağı kesimden yaklaşık 40 m. daha yüksektedir. Şehirden dış kaleye oluşan, yol eski özelliğini halen korur. Bugün kullanılan sivri kemerli giriş kapısı iki kale arasına yerleştirilmiştir. Kale içersinde eski yapı izleriyle, sarnıç kalıntılarına raslanmaktadır. Kalenin bugünkü giriş kapısı ve çevresinde ki surlar Selçuklu (Mengücekli) Osmanlı dönemlerine aittir. Kale kapısı üzerindeki kipabe Selçuklu çift başlı kartal kabartmasıda 1896 yılında Rumlar tarafından yerinden sökülüp yok edilmiştir. İç kale sur duvarları ve kale duvarlarının yapısı Osmanlı döneminin 17-18. yy. özelliklerini göstermektedir. Fahrettin Behram Cami: Bu cami, Mengücek Hükümdarı Fahrettin Behremşah adına oğlu Muzeffirüddin Mehmet tarafından 12.yy. Da Şebinkarahisar İlçesi Avutmuş mahallesin de inşa ettirilmiştir. Cami kubbelidir. Kipabe yeri yoktur. Kurşunlu Cami: Şebinkarahisar'ın Taş mahallesi Kurşunlu semtinde 1587 yılında inşa edilmiştir. 1968 yılında restore edilen cami Osmanlı mimari özelliklerini taşıyan özel bir eserdir. Kurşunlu Hamamı ve Çeşmesi: Mutasarrıf Topal Mehmet tarafından 1652 yılında Kurşunlu Cami yanına bir hamam ve bir çeşme yaptırılmıştır. Pertevniyal Çeşmesi: 1865 yılında Pertevniyal Sultan tarafından üç çeşme yaptırılmıştır. Çeşmelerden biri su boyu (Bige) köyü yolunda ki çeşmenin kitabesi vardır. Taş Mescit: Taş mescid, Ertanoğulları zamanında 1352 ( H. 753 ) yılında Melik Ahmet Bey tarafından yaptırılmıştır. Kalenin batı eteğinde inşa edilmiş olan Mescid günümüzde iskelet halindedir. Taş Hanlar: 17.yy. da Ana Ahmet Ağa tarafından iki kargir bedesten 1932 yılı depremine kadar hizmet görmüştür. Atatürk Müzesi: Şebinkarahisar ilçesinde Emin Tüfekçi Bey'in 1982 yılında Atatürk Müzesi haline getirilmiş ve ziyarete açılmıştır. Bu ev geleneksel Karahisar evlerinden biridir. İki yana eğimli çatı içersinde yerleştirilen köşk odada 1924 yılında ki ziyareti sırasında Atatürk bir gece kalmıştır. Meryemana Manastırı: Şehir merkezinin 11 km. doğusunda Kayadibi Köyü'nde yer almaktadır. Manastır köyün doğusunda yüksek kayalar içersindeki mağaraya inşa edilmiştir. Manastırın önünde kuzeyde bir ayazma ile güneyde bir çeşme kalıntısı vardır. Manastır kopleksi üç teras üzerine yerleştirilmiştir. Giriş bölümünde sağda ve solda geniş tonuyla mekanlar görülür. ikinci bölümünde bir dizi hücre ile güneyde 8m. uzunluğunda büyük bir hacim bulunur. Kilise en yukarıda ve kaya kavuğunun sonunda ter alır. Üç nefli bir bayilikal planlı olan bu yapı ortada yüksek bir kubbeye sahiptir. Manastırın ilk kuruluşu bazı kaynaklar tarafından 481-490 yıllarına konulmaktadır. Osmanlı döneminde Manastır epey parlak bir dönem yaşamıştır. Bugünkü kalıntılar 19.yy. dan kalmadır. Araştırmacılar ortaçağ manastırının yanarak yok olduğunu ve 19.yy. da yenilendiğini belirtmektedir. |